Gündem · 22 Ekim 2026 · 4 dk okuma

Ev hapsindeki gazeteci Murat Ağırel, haberini yapmadığı bir dosyadan tutuklandı

Bakan Bolat’ın şikâyetiyle ev hapsindeki Murat Ağırel, belgelerini doğrulayamadığı için yayımlamadığını söylediği bir dosyadan 19 Ekim’de tutuklandı.

Kelepçeli Murat Ağırel ve yanında YAYIMLANMADI damgalı boş gazete sayfası. Sayfa temsilîdir.
Kelepçeli Murat Ağırel ve yanında YAYIMLANMADI damgalı boş gazete sayfası. Sayfa temsilîdir.

Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel, 19 Ekim 2026 akşamı “üyesi olmadığı örgüte yardım” suçlamasıyla tutuklandı. Ağırel o sırada başka bir dosyadan ev hapsindeydi, ayağında elektronik kelepçe vardı. Tutuklandığı dosya, kendi anlatımına göre belgelerini doğrulayamadığı için hiç yayımlamadığı bir haber çalışmasıyla ilgili.

Ağırel, Eylül’de patlayan fon skandalını Cumhuriyet’teki yazılarında takip ediyordu. SPK’nın 23 Eylül’de açıkladığı bilançoya göre tasfiyeye alınan 131 fonda 455.758 yatırımcı vardı. Ağırel 29 Eylül’deki yazısında “Fonlar bir bir çökerken kimler çıkış yaptı?” diye sordu. 7 Ekim’de katıldığı bir televizyon programında da aldığı bilgilere göre fon yapısında “VIP üyeler” bulunduğunu, bunlardan birinin Ticaret Bakanı Ömer Bolat olduğunu aktardı ve ekledi: “Benim aldığım bilgilere göre iddia tabii.”

Bolat iddiayı “haysiyetsizce bir iftira” diye niteledi; Ağırel ve gazeteci İsmail Saymaz hakkında suç duyurusunda bulunduğu 8 Ekim’de duyuruldu. Bolat’ın açıklamasına göre ailesinin 37,8 milyon liralık tasarrufu 26 Şubat 2024’ten beri Hedef Yatırım Portföy’de kira sertifikası (sukuk) olarak duruyormuş; hesap kapatılmamış, alım satım yapılmamış. Bolat “400 koydu, 800 aldı” ifadesinin “koskoca bir yalan” olduğunu söyledi. Ağırel ise böyle bir rakamı hiç telaffuz etmediğini yazdı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar da 8 Ekim’de şunu yazdı: “İddiaları araştırmak gazeteciliktir, ancak yalanı bile bile dolaşıma sokmak ise düpedüz ahlaksızlıktır.”

Ağırel ve Saymaz 9 Ekim’de İstanbul’da ifade verdi. Nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği ikisine imza yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı verdi. Aynı gün gazeteciler Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı. Başsavcılık Ağırel ve Saymaz hakkındaki kararı yetersiz bulup itiraz etti. 10 Ekim sabahı 4. Sulh Ceza Hâkimliği iki gazeteciye ev hapsi verdi, ardından ayaklarına elektronik kelepçe takıldı.

Ağırel 12 Ekim’deki “Ucu bize dokundu!” başlıklı yazısında kelepçeli ayağının fotoğrafını paylaştı ve şöyle yazdı: “Ayağıma kelepçe takabilirsiniz. Sokağa çıkmamı engelleyebilirsiniz. Cezaevine de atabilirsiniz. Ama bu soruları ortadan kaldıramazsınız.”

Dört gün sonra, 16 Ekim sabahı, Mali Şube ekipleri ev hapsindeki Ağırel’i evinden gözaltına aldı. Gözaltı Bolat dosyasından değil, Sarıgül ailesine yönelik “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” soruşturmasından yapıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasına göre soruşturma, Alman vatandaşı K.P. ve M.B.’nin şikâyetiyle başlamıştı. Şikâyetçiler konuya ilişkin bilgi ve belgeleri Ağırel’e ilettiklerini, belgeler “ilgili kişilere aktarıldıktan” sonra tehdit edildiklerini öne sürmüştü. Açıklama, belgeleri kimin aktardığını söylemiyor.

Ağırel’in 20 Ekim’de yayımlanan ifadesine göre şikâyetçiler ona alıcı kısmında Sarıgül ailesinden isimler bulunan iki dekont göndermiş: biri 100 milyon, diğeri 10 milyon euroluk. Ağırel belgeleri doğrulayamadığını söyledi. Ailenin avukatıyla da görüşmüş; avukat ona hesap hareketlerini gösterip bu transferlerin yapılmadığını söylemiş. Ağırel haberi bu yüzden yayımlamadığını anlattı: “Belgesiz, doğrulanmamış haberi yapmam, yapmadım.” Belgeleri karşı tarafa verip vermediğine dair ise “Ben kendilerine herhangi bir evrak vermedim.” dedi. İfadesinde kendisinin bu dosyanın “olsa olsa tanığı” olabileceğini, şüphelisi olamayacağını söyledi.

Ağırel’in meslektaşı Timur Soykan da Ağırel’in belgeleri yeterli bulmadığı için haberi beklemeye aldığını söyledi. Avukatı Oğuzhan Aslan, gözaltı günü müvekkilinin ifadesinin henüz alınmadığını, kendisine resmî bir bildirim de yapılmadığını söyledi. Aynı gün bir gazetecinin sosyal medyada paylaştığı ve savcılığa ait olduğu ileri sürülen “bilgi notu”nda Ağırel için “tutuklama sevk işlemi yapılması düşünülmektedir” yazıyordu. Notun gerçekliği resmî olarak ne doğrulandı ne yalanlandı.

Ağırel’in de aralarında bulunduğu 17 kişi 19 Ekim’de adliyeye sevk edildi. Cumhuriyet ve Karar’ın aktardığına göre Ağırel’e yöneltilen suçlama emniyette “aklama” iken savcılıkta “üyesi olmadığı örgüte yardım etmek” oldu. Ağırel ifadesinde “Atılı suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi. Sulh ceza hâkimliği aynı akşam Ağırel’in de aralarında bulunduğu 15 kişiyi tutukladı, 2 kişiyi adli kontrolle serbest bıraktı.

Ağırel gözaltındayken ilettiği mesajda şöyle demişti: “Yaptığım haber nedeniyle gözaltına alınmaya alıştım ancak yapmadığım haber nedeniyle gözaltına alınmak ilk defa nasip oldu. Hamdolsun!”

Ağırel ilk kez tutuklanmıyor. Mart 2020’de Libya’da hayatını kaybeden bir MİT mensubuna ilişkin haberleri nedeniyle adli kontrolle serbest bırakılmış, Başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltına alınıp tutuklanmıştı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın 20 Ekim’de güncellediği listeye göre cezaevinde 18 gazeteci ve medya çalışanı var. Ağırel, Balcı ve Sevinç de bu listede.