18 Ağustos 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un asıl hükümleri bir şarta bağlı: Millî Güvenlik Kurulu’nun, örgütün dağıldığını ve tüm silahları teslim ettiğini tespit etmesi. Geçen hafta örgütün iki yöneticisinden gelen sözler, bu şartın nasıl yerine geleceği sorusunu yeniden gündeme getirdi.
KCK Eş Başkanı Bese Hozat, 15 Ekim’de yayımlanan ve Kandil’de T24’ten Tuğçe Tatari’ye verdiği röportajda silahlar için “Türkiye’ye silah niye gitsin yani?” dedi. Hozat’a göre bu silahlar başka yerlerde kullanılacak: “O silahlar, diğer parçalarda halkın öz savunması için, halk kendi öz savunması için o silahları kullanır.” Serbestiyet’in aktarımına göre Hozat, “Biz mücadeleyi bırakmıyoruz, mücadelenin yöntemini değiştiriyoruz” dedi ve “Bütün bunlar gelişmeden tek bir gerilla silah bırakıp gitmez Türkiye’ye” diye ekledi.
Hozat, geçen yıl 11 Temmuz’da Irak’ın Süleymaniye bölgesinde 30 PKK’lının silahlarını yaktığı törende konuşanlardan biriydi. T24’ün o güne ait görüntüsünde Hozat şöyle diyor: “Biz şimdi hepinizin şahitliğinde silahlarımızı imha ediyoruz.” Aynı tören için 15 Ekim’deki röportajda ise şunu söyledi: “Silah yakmak sembolik bir eylemdi, demokratik siyaset stratejisine geçişin bir ifadesiydi.”
Röportajla aynı gün, PKK yöneticisi Duran Kalkan’ın ANF logolu bir stüdyo görüntüsü sosyal medyada yayıldı. Görüntüyü İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta paylaştı. Kalkan görüntüde şöyle diyor: “Herkes şunu bilsin, PKK burada sonuca gidemese bile, silahlı mücadeleyi bıraktı, kimse Kürtlerden silahlı mücadele yapmaz, savaş yapmaz sanmasınlar, 10 tane PKK çıkar. PKK’yi daha aşan, yeni sürecin gereklerine göre işleri yapan örgütler çıkar.” Kalkan’ın PKK’nın silahlı mücadeleyi bıraktığını söylemesi konuşmanın Mayıs 2025’teki fesih kararından sonra yapıldığını gösteriyor; ancak ilk yayın tarihi ve programı doğrulanamadı.
Bu sözler son iki ayın tek örneği değil. KCK yöneticisi Cemil Bayık 18 Eylül’de Nûçe TV’de “Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye’ye gitmeyiz” dedi. Murat Karayılan 11 Ekim’de The Amargi’ye verdiği söyleşide İstanbul ve diğer kentler için “Özel kuvvetlerimize de çekilme emri verdik. Gizli görevdeler” dedi.
Sahada da benzer bir tablo var. Amedspor’un 2 Mayıs 2026’da Süper Lig’e çıkmasının ardından yapılan kutlamalarda, Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Öcalan sloganları atıldı. PKK, 21 Ağustos’tan itibaren yıllar içinde ölen militanlarının kimliklerini açıklamaya başladı. Le Monde’un haberine göre Ağustos sonuna kadar yaklaşık 100 kimlik açıklandı; Güneydoğu Ekspres’in aktardığına göre 9 Eylül’de 168 kimlik daha açıklandı.
Kimlik açıklamalarının ardından en az 20 ilde taziye ve anma düzenlendi. Tahayyül’ün Sözcü, ANF, Egerin ve İstiklal haberlerinden yaptığı sayıma göre bu iller Diyarbakır, İstanbul, Hakkari, Van, Batman, Ankara, Siirt, İzmir, Adıyaman, Iğdır, Muş, Mersin, Bitlis, Adana, Kars, Konya, Ağrı, Gaziantep, Aydın ve Hatay. Diyarbakır’ın Koşuyolu Parkı’nda, Van’da ve Yüksekova’da kurulan çadırlar Mezopotamya Ajansı’nın görüntülerinde kalabalıkla dolu. ANF’nin 8 Eylül’deki haberinde anmalarda “Önder Apo’nun (…) posterleri açıldı” ve anmanın “Biji Serok Apo” ve “Şehid namirin” sloganlarıyla sürdüğü yazıyor. Koşuyolu’ndaki çadırda “Şehîden me rûmeta me ne” (“Şehitlerimiz onurumuzdur”) yazılı pankart asılı.
DEM Parti’nin iki eş genel başkanı da bu taziyelere katıldı. Tülay Hatimoğulları 25 Ağustos’ta Yüksekova’daki taziyedeydi. Tuncer Bakırhan 22 Ağustos’ta Diyarbakır’daki taziyeye katıldı; İstiklal’in haberine göre Eylül’de Siirt’teki taziyede de bulundu.
Bu arada Öcalan’ın statüsü de tartışılıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 18 Mayıs 2026’da Türkgün’de yayımlanan yazısında Öcalan için “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” adıyla bir statü önerisini yineledi: “Koordinatör PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan olacaktır.”
Yasanın asıl hükümlerini yürürlüğe sokacak MGK kararı için takvim de belirsiz. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum 17 Ekim’de AA Analiz için yazdığı yazıda “Herkes, 2026 yılı tamamlanmadan tespit ve teyide ilişkin MGK kararının alınması ve ilan edilmesi için en yüksek çabayı göstermelidir” diye yazdı. 19 Ekim itibarıyla böyle bir MGK kararı açıklanmadı.





